Uluslararası Toplantılar
Beykent üniversitesi Fen ve Edebiyat Fakültesi tarafından tertiplenen uluslararası Toplum ve Demokrasi Sempozyumu’nda Müjgan Suver konuştu. Açılışı Beykent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Ferman ve Beykent Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Akile Gürsoy tarafından yapılan sempozyumda Çek Cumhuriyeti’nden, İngiltere’den öğretim üyeleri de söz aldılar. Demokrasi anlayışının dünya siyasetinde en önde gelen ilkeler ve temel haklar arasında görüldüğünü anlatan Müjgan Suver demokrasilerde denge-denetleme mekanizmalarının önemini de vurguladı.
19. Avrasya Ekonomi Zirvesi kapsamında İstanbul WOW Otel'de 6 Nisan 2016 Çarşamba günü "Değişimin Önderleri - Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Destekliyorum" toplantısı Marmara Grubu Vakfı AB ve İnsan Hakları Platformu Başkanı Müjgan Suver'in moderatörlüğünde başarıyla gerçekleştirildi. ( Haberin devamı için lütfen haber başlığını tıklayınız)
Daha fazlasını okuyun
19. Avrasya Ekonomi Zirvesi kapsamında İstanbul WOW Otel'de 6 Nisan 2016 Çarşamba günü "Değişimin Önderleri - Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Destekliyorum" toplantısı Marmara Grubu Vakfı AB ve İnsan Hakları Platformu BaşkanıMüjgan Suver'in moderatörlüğünde başarıyla gerçekleştirildi.
Müjgan Suver'in "hoş geldiniz" konuşmasıyla başlayan toplantıda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti First Lady’si Meral Akıncı ve Slovenya 2013-2014 yılı Başbakanı Alenka Bratusek açılış konuşmalarını yaptılar.
Meral Akıncı konuşmasında, toplumsal cinsiyet eşitliğinin barış kültürüne güçlü bir ışık olacağını vurgularken; Alenka Bratusek, görevde bulunduğu süre içerisinde özellikle medyanın yaptığı işlerle değil, giyim kuşamıyla eleştirildiğini söyleyerek, iş dünyasında ve siyasette erkek ağırlığının yok edilmesi için kadınların daha fazla öne çıkması gerektiğini dile getirdi.
Toplantının panel bölümü, Müjgan Suver'in "100. Maymunun Hikayesi" başlıklı sunumuyla başladı. Toplumsal eşitliğin sağlanması için, nesilden nesile aktarılan zihniyette bir dönüşümün gerekliliğini belirttiği sunumunda Müjgan Suver, dönüşümün sağlanması halinde, bunun yaşamın her alanına yansıyacağını, toplumu ve ülkeyi gelişmiş bir demokrasiye ve kalkınmış bir ekonomiye kavuşturacağını söyledi.
Panel konuşmacılarından İstanbul Avcılar Belediye Başkanı Dr. Handan Toprak Benli, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda belediyesince yaptıkları projeleri anlattı. "Kadın dostu bir belediye" olduklarına vurgu yapan Benli, Avcılar'da Türkiye’nin ilk kadın aile müdürlüğünü kurduklarını, anne ve babaya yönelik erkek çocuk ile kız çocuğu ayır etmeme sertifikalı eğitimi verdiklerini anlattı. Benli, cinsiyet eşitliğinin erkek istemeden sağlanamayacağını savundu.
Turkcell Genel Müdür Yardımcısı İlter Terzioğlu, fırsat eşitliği politikası yürüttükleri Turkcell bünyesinde, cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına yönelik kararların ilk sırada yer aldığını, şirketlerinde 18 bin çalışanın sekiz binin kadınlardan oluştuğunu söyledi.
KPMG Türkiye Başkanı Ferruh Tunç konuşmasında, kadının iş yaşamında erkekleşerek değil kadının kendi gibi davranarak başarılı olduğunu göstermesi gerektiğini söyledi. Tunç ayrıca, kadının toplumsal hayatta eşit olması için öncelikle toplumsal cinsiyet eşitsizliğine yönelik efsaneleri yok etmek, hakim dili kırmak gerektiğine de vurgu yaptı.
Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Destekleyen “DEĞİŞİMİN ÖNDERLERİ” İSTANBUL’DA 19. AVRASYA EKONOMİ ZİRVESİNDE BULUŞTU
7.10.2016 - Okunma: 3000
Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Destekleyen “DEĞİŞİMİN Ö
19. Avrasya Ekonomi Zirvesi kapsamında İstanbul WOW Otel'de 6 Nisan 2016 Çarşamba günü "Değişimin Önderleri - Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Destekliyorum" toplantısı Marmara Grubu Vakfı AB ve İnsan Hakları Platformu BaşkanıMüjgan Suver'in moderatörlüğünde başarıyla gerçekleştirildi.
Müjgan Suver'in "hoş geldiniz" konuşmasıyla başlayan toplantıda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti First Lady’si Meral Akıncı ve Slovenya 2013-2014 yılı Başbakanı Alenka Bratusek açılış konuşmalarını yaptılar.
Meral Akıncı konuşmasında, toplumsal cinsiyet eşitliğinin barış kültürüne güçlü bir ışık olacağını vurgularken; Alenka Bratusek, görevde bulunduğu süre içerisinde özellikle medyanın yaptığı işlerle değil, giyim kuşamıyla eleştirildiğini söyleyerek, iş dünyasında ve siyasette erkek ağırlığının yok edilmesi için kadınların daha fazla öne çıkması gerektiğini dile getirdi.
Toplantının panel bölümü, Müjgan Suver'in "100. Maymunun Hikayesi" başlıklı sunumuyla başladı. Toplumsal eşitliğin sağlanması için, nesilden nesile aktarılan zihniyette bir dönüşümün gerekliliğini belirttiği sunumunda Müjgan Suver, dönüşümün sağlanması halinde, bunun yaşamın her alanına yansıyacağını, toplumu ve ülkeyi gelişmiş bir demokrasiye ve kalkınmış bir ekonomiye kavuşturacağını söyledi.
Panel konuşmacılarından İstanbul Avcılar Belediye Başkanı Dr. Handan Toprak Benli, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda belediyesince yaptıkları projeleri anlattı. "Kadın dostu bir belediye" olduklarına vurgu yapan Benli, Avcılar'da Türkiye’nin ilk kadın aile müdürlüğünü kurduklarını, anne ve babaya yönelik erkek çocuk ile kız çocuğu ayır etmeme sertifikalı eğitimi verdiklerini anlattı. Benli, cinsiyet eşitliğinin erkek istemeden sağlanamayacağını savundu.
Turkcell Genel Müdür Yardımcısı İlter Terzioğlu, fırsat eşitliği politikası yürüttükleri Turkcell bünyesinde, cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına yönelik kararların ilk sırada yer aldığını, şirketlerinde 18 bin çalışanın sekiz binin kadınlardan oluştuğunu söyledi.
KPMG Türkiye Başkanı Ferruh Tunç konuşmasında, kadının iş yaşamında erkekleşerek değil kadının kendi gibi davranarak başarılı olduğunu göstermesi gerektiğini söyledi. Tunç ayrıca, kadının toplumsal hayatta eşit olması için öncelikle toplumsal cinsiyet eşitsizliğine yönelik efsaneleri yok etmek, hakim dili kırmak gerektiğine de vurgu yaptı.
"Kız Gibi" kampanya videosunun gösterimiyle konuşmasına başlayan Procter&Gamble Türkiye Yönetim Kurulu BaşkanıMustafa Tankut Turnaoğlu, işe alım süreçlerinde ve sonrasında "çeşitlilik ve dahil etme" stratejisi doğrultusunda hiçbir çalışanının cinsiyeti, ırkı, inancı, yaşı vb kişisel özellikleri nedeniyle ayrıştırmadıklarını, tam tersine her türlü çeşitliliği bir zenginlik olarak gördüklerini belirtti.
"Kadın öncelikle cesur olmalı" diyen Slovenya IEDC-Bled Yöneticilik Okulu Kurucu Başkanı Prof. Dr. Danica Purg, toplumsal cinsiyet eşitliğinin insan haklarının temel şartı ve ekonomik gelişim için bir zorunluluk olduğuna vurgu yaptı. Purg konuşmasında; "Dinine, ideolojisine, refah seviyesine bakılmaksızın her ülkede, değişimi getirecek olanlar, değişimin özneleri olan kadınlardır" dedi.
Kendi kişisel tarihinde bir kadın olarak yaşadığı zorluklardan örnekler veren Kosova Diyalog Bakanı Edita Tahirikonuşmasında, kadınların iş ve siyaset yaşamına daha fazla katılımında kota uygulamasının önemine işaret etti. Kosava'daki savaş sonrası siyasette bir kota kampanyası düzenlediğini aktaran Tahiri, kotanın yapay bir durum olmakla birlikte insanların düşünce felsefesi değiştiğinde kalkabilecek bir uygulama olduğunu anlattı. Tahiri konuşmasını, "Yeni bir zihniyet için yeni emsaller oluşturmalıyız" diyerek bitirdi.
Bosna Hersek Parlamentosu Milletvekili Sosyal Demokrat Parti Siyasi Direktörü Damir Masic, mevcut seçim kanunlarında değişikliğe gidilmesi gerektiğini, kadınların yeterli oranda temsil edilmesiyle cinsiyet eşitliğinin daha kolay sağlanacağını söyledi. Masic ayrıca, cinsiyet eşitliğini sağlayacak mekanizmaların ve kalıcı kurumsal yapıların, devlet ve yerel yönetimler düzeyinde oluşturulması gerektiğine vurgu yaptı.
Tasarımcı Letizia Reuss, sanat dünyasında erkek egemenliğinin varlığına işaret ettiği konuşmasında, son yıllarda kadınların ortaya koydukları mücadelenin bu egemenliği ile kadınların ağırlığının ortaya çıkmaya başladığını aktardı.
Avusturya Arşidüşesi Toskana Prensesi Camilla Habsburg Lothringen ise cinsiyet eşitliği konusunda annelerin gücüne inandığını belirttiği konuşmasında, kadınların hangi statüde olurlarsa olsunlar, kendi görüşleri ve kararları için mücadele etmeleri gerektiğini belirtti.
Panel konuşmacıları ve ardından diğer konuklarla birlikte aile fotoğrafının çekildiği "Değişimin Önderleri" toplantısının sonuç bildirisi aşağıdadır:
DEĞİŞİMİN ÖNDERLERİ
"Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Destekliyorum"
TOPLANTI SONUÇ BİLDİRİSİ
Toplantıdaki deneyim aktarımları ve araştırma sonuçları, kadınların liderliğindeki şirketlerin, erkeklerin liderliğindeki şirketlere göre daha başarılı olduğunu ispatlamıştır. Buna rağmen hem özel sektörde hem de kamuda hâlâ kadın yönetici sayısı %10'un üzerine çıkamamıştır.
Aynı fotoğrafı ulusal parlamentolarda ve yönetim kurullarındaki üye sayılarında da görmekteyiz. Bütün karar organları, bütün toplantılar hâlâ erkek ağırlıklı.
Bu gerçekler ışığında özel sektör ve kamunun karar organlarındaki kadın sayısını arttırması kaçınılmazdır. Bunun için niteliğin niceliğe dönmesinde kritik sayı kabul edilen %35 oranına ulaşıncaya kadar kurumların ve siyasi iradenin kota ve benzeri özel uygulamalara geçmesi kaçınılmazdır. Ülke parlamentolarının, kamu ve özel sektör kurumlarının artık bir kadın ajandası olmak zorundadır.
· Günümüzde bu konuda başarılı olan AB ülkeleri, Slovenya, Kosova parlamentoları, Avcılar Belediyesi, Turkcell, P&G, KPMG gibi şirketler, yönetimler ve parlamentolar varsa aynı konseptle diğer şirketler, yönetimler ve parlamentolar da başarılı olabilirler.
İmzalanan uluslararası anlaşmalar ışığında; cinsiyet eşitliği konusunda toplumda ayrımcı gelenek ve klişeleri bir yana bırakıp algı değişikliği yaratmak, kadınların konumunu ve oranını yükseltmeye yönelik uygulamaları hayata geçirmek, cinsiyete duyarlı aile, okul ve iş yeri ortamları ana hedeflerinde toplumun dönüşümünü sağlamak, her şeyden önce yönetimlerin görevidir.
· Sürdürülebilir kalkınma gündemlerinin çevresel, sosyal, ekonomik eksenlerine, toplumsal cinsiyet eşitliğinin eklenmesi kaçınılmazdır. Bu temelde yönetimler, özel sektör, üniversite ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliği yapmalıdırlar. Yönetimlerden, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda önceliklerin nasıl belirleneceği, hedeflerin nasıl uygulanacağı, verilerin ve hesap verebilirliğin nasıl izleneceği konularında bir açıklama yapmalarını bekliyoruz.
· Bu uygulamalar sürecinde şeffaflık, daha güçlü bir inceleme ve hesap verebilirlik için ısrarlıyız.
· Ayrıca yerel, bölgesel ve uluslararası seviyede gelişmelerin izlenebilmesi için bağımsız değerlendirme mekanizmalarının oluşturulması gerekliliğine inanıyoruz.
Marmara Grubu Vakfı AB ve İnsan Hakları Platformu Başkanı Müjgan Suver, İstişari Üye statüsünde yer aldığımız Birleşmiş Milletler Ekonomi ve Sosyal Konseyi'nin bünyesindeki Kadının Statüsü Komisyonu'nun (CSW60) "Kadının Güçlenmesi ve Bunun Sürdürülebilir Kalkınma İle İlişkisi" toplantısına gönüllü üyelerimizden iş kadını Gülçin Güloğlu ile birlikte katıldı ve interaktif uzman panelinde Vakfımızın program ile ilgili bir sunum yaptı.
Daha fazlasını okuyun
Marmara Grubu Vakfı AB ve İnsan Hakları Platformu Başkanı Müjgan Suver, İstişari Üye statüsünde yer aldığımız Birleşmiş Milletler Ekonomi ve Sosyal Konseyi'nin bünyesindeki Kadının Statüsü Komisyonu'nun (CSW60) "Kadının Güçlenmesi ve Bunun Sürdürülebilir Kalkınma İle İlişkisi" toplantısına gönüllü üyelerimizden iş kadını Gülçin Güloğlu ile birlikte katıldı ve interaktif uzman panelinde Vakfımızın program ile ilgili bir sunum yaptı.2030 yılına kadar yoksulluğun yok edilmesi, eşitsizliklerle mücadele ve çevrenin korunmasını amaçlayan sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri kapsamında ülke programlarında yapılacak olan çalışmalara üniversite ve sivil toplum kuruluşlarının da dahil etmelerinin önemine dikkat çekti. Diğer yandan programlar hazırlanırken verilerin ve hesap verebilirliğin nasıl izlenip değerlendirileceğine, önceliklerin nasıl belirleneceğine dair bilgilerin de yer almasının önemini vurguladı. 12-17 Mart 2016 - New York
Müjgan Suver'in Birleşmiş Milletler Ekonomi ve Sosyal Konseyi'nde yaptığı konuşma metni aşağıdadır.
Değerli Katılımcılar,
Bildiğiniz gibi New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’unda 25 Eylül’de başlayan 3 günlük Zirvenin ilk gününde BM’ye üye 193 ülke oy birliği ile 2030 yılına kadar yoksulluğun yok edilmesini, eşitsizliklerle mücadeleyi ve çevrenin korunmasını amaçlayan Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini kabul etti.
17 ana hedeften oluşan Sürdürülebilir Kalkınma Gündeminin kabulü Genel Kurul’da aralarında 150’den fazla ülke devlet başkanının da bulunduğu delegeler tarafından coşkuyla karşılandı.
Önemli bir yenilik olarak; 4. maddedeki "Herkesi kapsayan ve herkese eşit derecede kaliteli eğitim sağlamak ve herkese yaşam boyu eğitim imkanı tanımak" ile 5. maddedeki "Toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak ve kadınların ve kız çocuklarının toplumsal konumlarını güçlendirmek" hedeflerinin 17 ana hedef arasında yer almasından memnuniyet duyuyoruz.
Bu durumda üye devletlerin önce düşünmesi ve karar vermesi gereken bir konu da önceliklerin nasıl belirleneceği, hedeflerin nasıl uygulanacağı, verilerin ve hesap verebilirliliğin nasıl izlenip değerlendirileceğidir.
BM Kalkınma Grubu içinde yer alan UNDP'nin, UNESCO'nun güveni inşa etmek amacıyla, akademiyi, bilim insanlarını ve sivil toplumu çalışmalarında kendi bünyelerine dahil etmelerinin önemine inanıyoruz.
Özellikle STK'ların, UnWomen toplantılarına gelen resmi heyetlerin içinde yer almalarının ve müzakere süreçlerine katılmalarının önemini tekrar belirtmek isteriz.
Biz sivil toplum örgütleri, daha güçlü bir inceleme ve hesap verebilirlik için gerekli mekanizmaların, ulusal ve yerel seviyede kurulması gerektiğinde ısrarcıyız.
Bölgesel ve uluslararası seviyede bağımsız değerlendirme unsurlarının olması elzemdir. Tüm bunlar gelecekte, hükümetlerin, diğer paydaşların ve biz sivil toplumun gündem ile ilgili ilerleme sağlanıp sağlanmadığı konusunda karar vermemize yardımcı olacaktır.
Hesap verebilirlik ile ilgili kurulan sistem, gündemin başarısı ile ilgili tartışmaları da etkileyecektir.
Bugünlerde sorumluluklarımızın artmış olduğu bir döneme girmiş bulunmaktayız. Toplumsal refahın artırılması, hayat kalitesinin iyileştirilmesi, dolayısıyla eşitsizliklerin giderilmesi, iyi yönetişim, iyi bir hukuk düzeni, gelişmiş bir demokrasi ve ekonomi hepimizin gündemine girmek zorundadır.
Değerli Katılımcılar,
Geldiğim coğrafya, kendine özgü değerleri ve iç içe geçmiş sosyo kültürel yapısıyla eşsizdir. Bu coğrafyanın insanları çok daha kaliteli yaşam koşullarını hak etmektedirler.
Değerli Katılımcılar,
Sözlerime son verirken başarılı bir toplantı olmasını, bu toplantıda yapılacak tartışmaların ve oluşacak işbirliklerin bundan sonraki çalışmalarımıza da güç vermesini, önemli katkılar sağlamasını diliyorum.
Merkezi Slovenya'nın Bled şehrinde bulunan CEEMAN (Orta ve Güney Avrupa Yönetim Geliştirme Derneği) tarafından, 5-6 Kasım 2015 tarihinde İzmir Ekonomi Üniversitesi'nde "Yönetici Eğitim Forumu" tertiplendi. Forum'da "Güney Doğu Avrupa’nın Mevcut Ve Gelecek Çalışma İhtiyaçları ile Üst Düzey Yönetici Eğitim Arayışları" tartışıldı. IEDC-Bled Yönetici Okulu ve İzmir Ticaret Odası tarafından tertiplenen toplantıda Marmara Grubu Vakfı AB ve İnsan Hakları Platformu Başkanı Müjgan Suver, 6 Kasım 2015 Cuma günü "Yükselen Değer: Kadın Yetenekler" başlıklı bir konuşma yaptı. (Haberin devamı için lütfen haber başlığını tıklayınız)
Daha fazlasını okuyun
Merkezi Slovenya'nın Bled şehrinde bulunan CEEMAN (Orta ve Güney Avrupa Yönetim Geliştirme Derneği) tarafından, 5-6 Kasım 2015 tarihinde İzmir Ekonomi Üniversitesi'nde "Yönetici Eğitim Forumu" tertiplendi. Forum'da "Güney Doğu Avrupa’nın Mevcut Ve Gelecek Çalışma İhtiyaçları ile Üst Düzey Yönetici Eğitim Arayışları" tartışıldı.IEDC-Bled Yönetici Okulu ve İzmir Ticaret Odası tarafından tertiplenen toplantıda Marmara Grubu Vakfı AB ve İnsan Hakları Platformu Başkanı Müjgan Suver, 6 Kasım 2015 Cuma günü "Yükselen Değer: Kadın Yetenekler" başlıklı bir konuşma yaptı.
'Çeşitlilik, şirketlerin verimlilik gücünü artıyor'
Marmara Grubu Vakfı AB ve İnsan Hakları Platformu Başkanı Müjgan Suver konferansta yaptığı konuşmada, günümüzde bilim ve teknolojinin baş döndürücü bir hızla ilerlediğine vurgu yaparak, “Doğal olarak bunun paralelinde toplumsal kültürel bireysel yaşam bekleyenler iş yaşamındaki küresel rekabeti şirketlerdeki stratejik yönetimi de ön plana çıkarıyor. Gelecekte farklı kuşakların, farklı duygular birarada çalışacaklar ve yaşayacaklar. Çeşitlilik ve sorumluluk sahibi iş kültürüne sahip olacağız. Buna mecburuz. Başka türlü bu işi yürütemeyeceğiz” dedi.
Çeşitliliğin şirketlerin rekabet gücünü artırdığını kaydeden Suver, şöyle devam etti: “Çeşitlilik şirketlerin ekonomik performansını da güçlendirecek. Yönetimde etnik çeşitlilik ve cinsiyet sağlayan şirketlerin faaliyet karlarının artacağına işraret ediyor. Sorumluluklarda yeni bir dönem başlıyor; sürdürülebilirlik. Firmaların vizyonunda önemle korumaları gerekecek olan bir konu olmaya devam ediyor. Ekonomide karlılığın yanında artık topluma ve çevreye katkılarını düşünmemiz gerekiyor. Çevreye yok eden bir ekonominin yaşamasına müsaade edemeyiz. Toplumu kalkındırmayan, refahı eşit bölüştürmeyen bir ekonomiyi de toplumsal kalkınma olarak isimlendirmeyiz.”
Önümüzdeki yıllar içinde şirketlerin yeniden yapılanacağını aktaran Suver, “İş dünyasını şekillendiren uzun vadeli küresel eğilimlere baktığımızda yine birçok ihtimalleri görüyoruz. Ama bunların içinde yükselen ekonomilerde artan tüketici sayısı, yaşlanmaya başlayan dünya nüfusu ve yetenekli iş gücü için küresel rekabet en önemlilirden diye düşünüyorum. Tüm bu değişimler doğrultusunda önümüzdeki yıllar içinde şirketler yeniden yapılanacak. Rekabet ortamında kalıcı olabilmek için, yetenekli eleman arayışına girecekler. Teknolojisinin gelişmesiyle şirketlerin sosyal sorumlulukları artacak. İnsani özellikler önem kazanacak. Erkeklerin yaptığı pek çok işi kadınlar yapmaya başlayacak. Üst yönetimlerde kadın sayısı artacak” diye konuştu.
Türkiye'den akademisyenler ile iş dünyasından yöneticilerin katıldığı toplantıya Arnavutluk, Avusturya, Estonya, Slovenya, Rusya'dan akademisyenler ve yöneticiler de iştirak ettiler.
Marmara Grubu Vakfı AB ve İnsan Hakları Platformu Başkanı Müjgan Suver, 9 Temmuz 2015 günü İstanbul Hilton Bosphorus Otel'de düzenlenen 20. İstanbul buluşması Uluslararası Soroptimist kongresine katıldı. Dünyanın çeşitli ülkelerinden 1500 civarında delegenin katıldığı ve Av. Emine Erdem'in organizasyonu ile tertiplenen toplantıda Müjgan Suver'i Hindistan Soroptomistleri ile birlikte görmektesiniz.
Marmara Grubu Vakfı'nın AB ve İnsan Hakları Platformu Başkanı Müjgan Suver Viyana Ekonomik Forumu'nun "Viyana'da Karadağ ile Tanışın" temalı Viyana Ekonomi Konuşmaları etkinliğine katıldı. Etkinliğin Karadağ Ekonomisine Genel Bakış - Yatırımcılar için Fırsatlar oturumunda bir konuşma yapan Müjgan Suver, Türkiye ve Karadağ arasındaki ekonomik ilişkilerin daha da iyileştirilmesinin önemini vurgulayarak, Türkiye ve Karadağ ilişkilerinin geldiği nokta konusunda katılımcıları bilgilendirdi.
Marmara Grubu Vakfı AB ve İnsan Hakları Platformu Başkanı Müjgan SUVER’in de katıldığı ve açılış konuşmalarında AB-Türkiye ilişkilerindeki son durumu anlattığı toplantının konuşmacıları arasında bulunan; Maliye Bakanı Sn. Maria Fekter, Şansölye Sn. Werner Faymann, Karadağ Başbakanı Sn. İgor Luksic, Kosova Başbakan Yardımcısı ve Endustri ve Ticaret Bakanı Sn. Mimoza Kusari, ve Kosova Ekonomik Kalkınma Bakanı Besim Begaj da bölgesel koordinasyon ve bölgesel işbirliği konularındaki görüşlerini katımcılarla paylaşmışlardır.
